Yayımlanan Kitaplar

  • Müzikte Batılılaşma ve Son Dönem Osmanlı Aydınları

    Müzikte Batılılaşma ve Son Dönem Osmanlı Aydınları

    Beyan yayınları, İstanbul 2016, 248 s.

    batılılaşmaa

    Önsöz.

    Ahmet Midhat Efendi   (ö. 1912)

    I. Abdülhamid (ö. 1918)

    Ziya Gökalp   (ö. 1924)

    Rauf Yekta   (ö. 1935)

    Necip Asım   (ö. 1935)

    Mehmet Akif Ersoy   (ö. 1936)

    İsmail Fenni Ertuğrul   (ö. 1946)

    Vahit Lütfi Salcı   (ö. 1950)

    Mahmut Ragıp Gazimihal  (ö. 1961)

    Peyami Safa   (ö. 1961)

    Hasan Âli Yücel   (ö. 1961)

    Hakkı Süha Gezgin   (ö. 1963)

    Osman Şevki Uludağ   (ö. 1964)

    Celal Esad Arseven   (ö. 1971)

    İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu   (ö. 1978)

    Önsöz

    Tanzimat Döneminde, Batılılaşma etkisi, her alanda olduğu gibi mûsikîde de kendini göstermiştir. Osmanlı’da, mûsikî alanına ilk resmî müdahale, 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın ilgası ile beraber Mehterhane’nin de ortadan kaldırılması şeklinde tezahür etti. Mehterhane, bilindiği gibi Osmanlı mûsikîsinin eğitim-öğretim kurumlarından biri idi. Bu kurum kaldırılınca onun repertuvarı da zaman içinde kaybolup gitmeye mahkûm oldu. Onun yerine Batı’dan hocalar getirildi ve onların Batı mûsikîsi formlarında bestelediği marşlar, eserler yaygınlaşmaya başladı. Saray çevresinde Batı’dan gelen hocalar operalar yapmaya, padişahlar ve çocukları Batı mûsikîsi ile alakadar olmaya başladılar. Halk arasında da Batı mûsikîsine yönelik bir eğilim başladı. Evlerde piyanolar yaygınlaştı. Roman ve hikâyelerde piyano baş saz olarak yerini alır oldu. Entelektüel olmanın vazgeçilmez şartlarından biri olarak Batı mûsikîsini bilmek, onunla iştigal etmek gerekiyordu. Dede Efendi’nin dönemi de bu yıllara rastlar. Her şeyin hızla “yeni”leştiği, ağır, ağdalı eserlerin bir tarafa atıldığı, bestelerin “piyasa” düşünülerek kaleme alındığı, bu sebeple, Dede Efendi’nin “Bu işin tadı kaçtı” dediği yıllardır.

    Osmanlı’da mûsikî eğitimi veren bazı özel kuruluşlar ve Mevlevihaneler dışında resmî bir kurum yok denecek kadar azdı. Mûsikînin teorik yanı da bu ihmalle birlikte büyük ölçüde gözden düşmeye başlamıştı. Öyle ki birkaç yüzyıllık ihmalin neticesi olarak XIX. yüzyılın sonlarında İstanbul’da mûsikî teorisini bilen neredeyse kimse kalmamıştı. Bunu, Rauf Yekta (öl. 1935) ile Ahmet Midhat Efendi (öl. 1912) arasında geçen bir tartışmadan öğreniyoruz. Kitap içinde detayları gelecektir.

    Son dönem Osmanlı toplumunun mûsikî eğitiminde, Batı’dan, özellikle Fransızca’dan tercüme edilen temel Batı mûsikîsi kitapları kullanılmaya başladı. Bu kitaplar, Cumhuriyetle birlikte yeni Türk devletinin mûsikî müfredatı için temel teşkil edecekti. Bu kitaplardaki bazı terimleri mûsikî öğretmenleri bile zor anlayacaktı. Bu sebeple Rauf Yekta, müfredattaki bu kelimeleri açıklayan bir yazı dizisini kaleme almaya başlamıştır Harb Malulleri Mecmuası’nda (C. 2, S. 9, 1927). Türkü derlemeleri için çıktığı Anadolu seyahatlerinin birinde birkaç mûsikî öğretmeni, bu terimleri anlamadığını söylediğinde Yekta, birkaç ders Sivas’ta yapmış ve dönünce de bu yazı dizisini çıkarmaya başlamıştır.

    Evet, bu dönemin temel sorunu, Batı’da ne varsa ithal etme anlayışıydı. Batı’nın teknik olarak Osmanlı’ya üstün geldiği bu dönemin aydınlar üstünde yarattığı psikolojik baskıdan, mûsikî kültürü de nasibini alacaktı, almaktaydı.

    Bu üstünlüğün yarattığı şaşkınlıkla, toplumun mûsikî kültürü de Batılılaşırken bu hususta ne yapılması gerektiği hususunda kafa yoran aydınlar yok değildi Osmanlı’da. Kimi, Osmanlı’ya ait olan mûsikînin, olduğu gibi muhafazasından yana iken kimi tamamen Batı mûsikîsinin ithali ile mûsikînin de Batılılaştırılması fikrine sahipti. Bu ikisi arasında Batı mûsikîsinin tekniğinden kesinlikle yararlanılması, ancak millî zevkin de terk edilmemesi gerektiğini vurgulayan aydınlar da vardı. Tabii bu bir çırpıda çözülecek bir sorun olmadı. Yıllar boyunca sürecek olan tartışmalar böylece başlamış ve aydınların yaşayacağı fikri, zihnî ikilik fitili ateşlenmiş oldu. Kitabımızın temelini de işte bazı aydınların yürüttüğü bu tartışmalar oluşturacaktır.

    Bu naçiz çalışma ile, bu hususta kaleme sarılan aydınların konu ile ilgili düşüncelerini naklederken, aynı zamanda kısa biyografilerini ve bu hususta yazdıklarının da listesini vermeyi amaçlıyoruz. Bazı aydınlarla ilgili başlıkları bu çalışma için yazdık. Bazıları için de bir süreden beri yazdığımız, kaynakçamızda tamamını gösterdiğimiz makale ve sunduğumuz sempozyum bildirilerinden yararlandık.

    Mûsikîde batılılaşma konusunda düşünceler ortaya koyan aydınlar kimlerdir? Bu hususta yazanların en kıdemlisi pek tabii ki Ahmet Midhat Efendi’dir. Biz de onun yazdıklarıyla başladık. Sonra diğer isimleri vefat tarihlerine göre sıraya koyduk. Bu isimler çoğaltılabilir. Bendeniz en önemlilerini tespit etmeye çalıştım. Bu naçiz kitabın yeni çalışmaların çıkmasına vesile olmasını diliyorum. Tarihin bize bıraktığı mirası sağlıklı değerlendirebilmek için öncelikle bu mirası görebilmek lazım. Bu mirastan habersiz olanların, onun üstünde söz söylemeleri talihsiz bir durumdur. Umuyorum bu çalışma bu tespite ve tanıtıma hizmet etmiş olur.

    Fazlı ARSLAN

    Beyazıt 2015

  • Vahitname: Musikişinas Halkbilimci Vahit Lütfi Salcı

    Vahitname: Musikişinas Halkbilimci Vahit Lütfi Salcı

    Mavi Yayıncılık, İstanbul 2015, 240 s.

    Vahitname_kapak_son

    Önsöz

     

    Son dönem Osmanlı aydınlarından birçoğu musiki üstüne fikirler ortaya koymuşlardır. Ahmet Mithat Efendi’den Necip Asım’a, Ahmet Hamdi Tanpınar’dan İsmail Fenni Ertuğrul’a kadar birçok aydın mütefekkir özellikle Batılılaşma ekseninde, Türk müziği-Batı müziği tartışmalarında yer almışlardır.

    Musikiye içeriden ve dışarıdan bakan aydın ve musikişinasların musiki üstüne yazdıkları ve yaptıklarını konu alan çalışmalarımızda daha evvel Ahmet Mithat Efendi, Necip Asım, İsmail Fenni Ertuğrul, Celal Esad Arseven, Hasan Âli Yücel, Hakkı Süha Gezgin gibi isimlere odaklandık. Elinizdeki bu kitap ile Vahit Lütfi Salcı’yı da bu zincire dâhil ettik.

    Vahit Lütfi Salcı, Alevî-Bektaşî folklorunun ve musikisinin en eski ve etkili isimlerindendir. 1930’lardan 1950’ye kadar bazı gazetelerde, mecmualarda musiki, folklor üstüne yazılar kaleme almıştır. Bu hususta birkaç küçük kitabı da yayımlanmıştır.

    Bu mütevazı çalışmada Vahit Lütfi Salcı’nın, musiki ve birkaç örnekle de folklor çalışmalarını ortaya koymaya çalışacağız. Vahit Lütfi Salcı’nın yazıları takip edildiğinde onun şahsında dönemin birçok aydın ve musikişinasının da düşüncelerine, toplumun tartıştığı musiki mevzularına, toplumun musiki tercihlerinin nasıl bir değişim gösterdiğine de şahit oluyorsunuz. Daha özelde Vahit Lütfi Salcı’nın Alevî-Bektaşî musikisine ait verdiği ilk elden şaşırtıcı bilgilerle karşı karşıya kalıyorsunuz. Kısaca, gizli Türk halk musikisi ve dinî oyunları, halk şairleri, Trakya’daki Türk kabileleri, Kırklareli Halk Şairleri, Kırklareli Halk Musiki Cemiyeti, Türkleşmiş Hıristiyan şairler, Alevî kadın şairler ve Kızılbaş şairler olarak başlıklandırabileceğimiz yazılarında son derece detaylı bilgiler buluyorsunuz. O dönemde hayatta olan veya olmayan birçok şair ve yazarın çalışmalarını görüyorsunuz. Birçok şairin belki de tamamen unutulmuş şiirlerini Vahit Lütfi sayesinde okumuş oluyorsunuz.

    Elinizdeki naçiz çalışma Vahit Lütfi Salcı’nın kaleminde neşv ü nema bulan musikinin, folklorun en detay mevzularına sadece bir giriş sayılır. Umuyorum ki bu çalışma vesilesi ile bugün bile unutulmuş birçok mevzuun yıllar önce halkın ve aydınların gündeminde nasıl yer tuttuğuna dair örnekler görülür. Bu mevzular detaylandırılır, mazimizin kültür ve sanat adamları, tarafsızca, yeni nesillere tanıtılır.

    İlk bölümde Vahit Lütfi Salcı’nın hayatı, eserleri ele alınmış ve süreli yayınlarda kaleme aldığı yazıların listesi sunulmuştur. Bu listede sadece onun yazdıkları değil, onun hakkında yazılanlara da yer verilmiştir. Yani eksikleri ile beraber bir Vahit Lütfi Salcı bibliyografyası çıkarılmıştır.

    Bu bibliyografya çalışması için birçok gazete ve dergi taranmıştır. Özellikle Vahit Lütfi Salcı’nın yoğun olarak yazdığı 1930’ların ilk yıllarından, ölüm yılı olan 1950’nin başına kadar olan süre taranmıştır. Yazılar tespit edildikten sonra süreli yayınlar alfabetik sıraya, bu yayınlar içindeki yazılar da tarihsel sıraya göre dizilmiştir.

    İkinci bölümde, Vahit Lütfi Salcı’nın kaleme aldığı yazıların muhtevalarına bakılarak çeşitli başlıklar oluşturulmuş ve düşünceleri bu başlıklar altında tarafsız bir biçimde sunulmaya çalışılmıştır.

    Üçüncü bölüm ise Vahit Lütfi Salcı’nın yazılarından ve şiirlerinden örneklerle oluşturulmuştur. Ayrıca Kırklareli’nde yaşayan Nazif Karaçam’ın lütfedip verdiği bazı resimler de bu bölümdedir.

    Vahit Lütfi Salcı’nın bazı yazılarında, yaşadığı dönemde özellikle Bektaşîler arasında icra edilen bazı eserlerin notaları yer almaktaydı. Bu notaların da tamamını yeniden yazdık. Yüzlerce yazısı içinden bu notalar çıkarılıp ilgililerin istifadesine sunuldu. Bu eserleri icra edip kayıt altına almayı düşündüğümüzü belirtmek isteriz.

    İnsanın yaptığı her çalışma kusurludur, hiçbiri mükemmel değildir. Bunun bilincindeyiz. Okurlardan, tenkitlerini bildirmelerini ve hatalarımızı tashih etmemize yardımcı olmalarını istirham ediyoruz. Ayrıca Vahit Lütfi Salcı’nın tespit edebildiğimiz tüm yazılarının fotoğrafını çektiğimiz için isteyen okurlarla istedikleri yazıları paylaşabileceğimizi ifade etmek isteriz.

    Süreli yayınları tararken değerli arkadaşım Fatih Erkoçoğlu’ndan, öğrencim Turgay Kerse’den yardım aldım. Kendilerine minnettarım. Öğrencim Bekir Kurşunet gazete, mecmua sayfalarındaki notaları tashih ederek yeniden yazma hususunda bendenize yardım etti. Kendilerine teşekkür ediyor, ellerine sağlık diyorum.

    Bu çalışma süreci içerisinde Kırklareli’ne gittim. Bölgenin folkloruna büyük hizmetleri olan Nazif Karaçam’ı ziyaret ettim. Birlikte Salcı’nın mezarına gittik. Misafirperverliği, paylaştığı bilgiler ve evrak için kendilerine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.

    Son teşekkürüm tabii ki eşime ve çocuklarımadır. Tüm çalışmalarımın sağlıklı biçimde meydana gelmesinde büyük katkısı olan eşime ve çocuklarıma gönül borcum olduğunu hassaten ifade etmek isterim.

    Fazlı ARSLAN

    Beyazıt 2015

  • İslam Medeniyetinde Mûsikî

    İslam Medeniyetinde Mûsikî

    Beyan Yayınları, İstanbul 2015. 464 s

    12074485_10153723472054297_5917851885480655656_n

     

    İÇİNDEKİLER

    Birinci Bölüm
    İsimler-Eserler
    Ziryâb (ö. 852): Bağdat’tan Endülüs’e Sanatın ve Mûsikînin Yolculuğu
    El-Kindî (ö. 874) ve Mûsikî Risâleleri Hakkında
    Ebu Talip el-Mufaddal (ö. 904) ve Enstrümanlarla İlgili Yazılmış En Eski Kitap: Kitabu’l-Ud ve’l-Melâhî
    Mûsikî Biliminin Temellerini Atan Fârâbî (ö. 950) ve “Millî Mûsikî” Tartışmalarında, Hakkındaki Spekülasyonlar
    Mûsikî Biliminin Sonraki Dönemlere Naklinde Büyük Hizmet: İbn Sînâ (ö. 1037)
    Matematikçi, Astronom Nasîruddîn-i Tûsî (ö. 1274) ve Mûsikî Risâlesi
    Şark’ın Zarlino’su Safiyyüddîn-i Urmevî (ö. 1294), Şerefiyye Risâlesi ve Mûsikî Alanındaki Yenilikleri
    Kutbeddin-i Şîrâzî (ö. 1311) ve Batı’dan Üç Asır Önce Şîrâzî’nin Notasyondaki Devrimi
    Emir Hüsrev (ö. 1325): Kültürlerin Mûsikîde İmtizacı-Delhî’de Bir Mûsikî Dehası
    Herat Bölgesi Sanat Merkezinden İsimler: Abdülkadir-i Merâgî (ö. 1425) Oğlu Abdülaziz ve Torunu Mahmud
    Devlet Adamı, Komutan, Gazi Giray Han II (ö. 1607) ve Mûsikîşinaslığı
    Farklı Bir Mûsikî Risâlesi: Ahmed el-Müsellem el-Mevsılî’nin (ö. 1737) ed-Dürru’n-Nakî fi İlmi’l-Mûsikâ’sı

    İkinci Bölüm
    Konular

    Türk Mûsikîsi Yazma Eserlerinde “Akustik” Konusu
    Mûsikî Matematiği Mevzuu: Mûsikî Nazariyatı Eserlerindeki Matematik Konular Nasıl Anlaşılır? Şerefiyye Risâlesi Üzerinden Bir Anlatım
    Makam Kavramı: İlk Kez Ne Zaman ve Kim Tarafından Kullanıldı?
    Mûsiki Nazariyatı Kitaplarındaki Efsanevi Anlatımlar: Metinlerindeki Anlaşılmazlıklara Bir Örnek
    İslâm-Doğu Mûsikî Metinlerini Yeniden Okuma ve Anlama Üstüne Bazı Mülahazalar
    Itrî (ö. 1712) Segâh Tekbîr ve Salât-ı Ümmiyye Üstüne
    Medîne, Medeniyet ve Mûsikî Üstüne Bazı Düşünceler
    Mevlevî Mûsikîsi Üstüne
    Edebiyat ve Mûsikî: Mûsikî Kavramlarının Gücü ve Kullanım Yaygınlığı Üstüne
    Birkaç Kitap Hakkında
    Kaynakça

  • Başmuharrir'in Mûsikîşinaslığı: Ahmet Mithat ve Müzik

    Başmuharrir'in Mûsikîşinaslığı: Ahmet Mithat ve Müzik

    Yayın Evi Yayınları, Ankara 2009, 400 s.

    24372_362847644296_2238557_n

    ÖNSÖZ

    Rauf Yekta Bey’in Türk Musikisi adlı eserinde okuduğumuz bir tartışmanın

    yarattığı heyecan, bizi bu çalışmayı yapmaya sevkeden ilk etken
    oldu. Mûsikîmizin bazı meselelerine dair yapılan tartışma Ahmet Mithat
    Efendi cephesinden Tercümân-ı Hakîkat’te Rauf Yekta cephesinden
    ise İkdâm’da geçmekteydi. “Kemana Bir Kiriş Zammı” başlıklı yazıyla
    başlayan tartışma birçok konuyu beraberinde getirir. Rauf Yakta bütün
    muarızlarına birkaç soru sorar ve deyim yerindeyse herkesi susturur.
    Çünkü, “On beş dakika içinde verilecek cevaba bir haftalık süre” verir
    ama cevap alamaz. Tartışmanın diğer tarafında Ahmet Mithat vardır.
    Romancılığı, hikâyeciliği ve hemen her konuda kalem oynatması
    ile tanıdığımız bir yazarın bu konuda neler söylediğini merak ettik.
    Tercümân-ı Hakîkat’te mûsikî ile ilgili ne kadar yazısının olduğunu araştırmaya
    koyulduk. Tercümân-ı Hakîkat dışındaki birkaç gazete ve kaynakta
    çıkanlarla beraber, tespit edebildiğimiz kadarıyla elli civarında bir
    yazı yelpazesi ile Ahmet Mithat’ın, mûsikî ilminin önemli hususlarını
    ele aldığına şahit olduk. Bu yazıların ilgililere ulaştırılmasını amaçladık.
    Tanzimat döneminin en üretken bir yazarının mûsikî yönünü bu
    vesileyle ortaya koymak ve onun ulaşabildiğimiz tüm çalışmalarını yeni
    harflerle okuyucuya ulaştırmak istedik. Bu çalışmada, yaşadığı dönemin
    mûsikîsini ve mûsikî tartışmalarının önemli bir bölümünü Ahmet
    Mithat’ın kaleminden takip etme imkânı bulunacaktır.
    Ahmet Mithat’ın mûsikîşinaslığı konusunda, onunla ilgili yazılan
    biyografilerde oldukça sathî bilgiler yer almaktadır. Kanaatimizce bu yönünün geri planda bırakılmasında, onun biyografisini yazanların,
    genellikle edebiyatçılardan veya mûsikîyle bizzat ilgili olmayanlardan
    oluşmasının etkisi büyüktür. Aslında Ahmet Mithat, romanlarında
    mûsikî unsurlarına yer vermiş ve yazar bu açıdan ele alınıp incelenmiştir.
    Ancak bizzat mûsikî ile ilgili yazıları üzerinde yeteri kadar durulmadığını
    düşünüyoruz. Onun mûsikî ile ilgili çalışmalarına değinen
    Himmet Uç’tur. Ahmet Mithat hakkında yapılan çalışmalar başlığı altında
    da görüleceği gibi Himmet Uç, Ahmet Mithat San’at ve Edebiyatı
    adlı eserinin bir bölümünde Ahmet Mithat’ın bu yönünü incelemiştir.
    Bu çalışmamız için, özellikle Ahmet Mithat’ın yazılarının tespitinde adı
    geçen eserden çok yararlandık. Hocamıza şükran borçluyuz.
    Ahmet Mithat’ın mûsikî yönü hakkında ilk bilgileri, kendi hayatının
    önemli bir bölümünü kaleme aldığı Menfa adlı eserinde görüyoruz.
    Menfa’da Bağdat günlerini anlatırken; “Kitaplarımız var okuruz, yazarız.
    Piyanomuz var çalarız çağırırız. Fotoğraf takımımız var türlü türlü resimler
    yapar eğleniriz.” Hakkında yazılan biyografilerde, değişik sanat dallarına
    meraklı olduğu, Beykoz’daki yalısında org, saksafon, piyano, ud gibi
    çeşitli mûsikî aletleri bulundurduğu, torunları ve çocuklarını mûsikî ile
    iç içe yetiştirdiği ve evine sürekli olarak bir mûsikî hocası görevlendirdiği
    yönünde bilgiler bulunmaktadır. Elinizdeki kitap, Ahmet Mithat’ın
    işte bu yönünü ele almaktadır ve onun bizzat mûsikî ile ilgili yazdığı
    makaleleri ihtiva etmektedir.
    Kitap giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte, Ahmet Mithat’ın
    kişiliği, tahsil hayatı, yazarlığı, Türk Edebiyatı tarihindeki yeri ve mûsikî
    ile ilgisi üzerine genel bir değerlendirme yapıldı.
    Ahmet Mithat’ın biyografisine yer verdiğimiz birinci bölümde onun
    hayatı, eserleri üzerinde duruldu. Mûsikî cephesinden hakkında yapılan
    çalışmaların da kısaca değerlendirildiği bu bölümde, onu çeşitli
    yönleriyle inceleyen tez ve makalelerin bir listesi yer almaktadır.
    İkinci bölümde Ahmet Mithat’ın mûsikî ile ilgili tespit edebildiğimiz
    çalışmaları tam metin olarak yer almaktadır. Bu bölümde, Ahmet
    Mithat’ın yazdığı yazılar tespit edilerek kronolojik sıraya göre konmuş
    ve kısmen sadeleştirilerek günümüz Türkçe’si ile yazılmıştır. Bu yazımda
    çoğu zaman orijinal ifadelerin korunmasına özen gösterilmekle
    beraber anlaşılmayı kolaylaştırmak için bazı kelime, tamlama ve kavramlar
    mecburen sadeleştirilmiştir. Başlıklar olduğu gibi yazılmıştır. Yeryer dipnotlarla yazılarda geçen bazı terimlerin açıklamalarına yer verilmiştir.
    Ahmet Mithat yabancı kelimeleri telaffuz ettiği gibi yazdığı için
    bunları okumakta zaman zaman zorlandığımız oldu. Tüm çabamıza
    rağmen orijinalini bulamadığımız bazı kelimleri aynen yazmayı uygun
    gördük. Metin içinde Ahmet Mithat’ın koyduğu çift tırnak, ünlem işareti,
    parantezlere vs. dokunmadık. Bunlar kendisine aittir. Ahmet Mithat,
    yazılarında hiç dipnot kullanmadığı için dipnotlar tamamen bize aittir.
    Ahmet Mithat ile tartışan veya onun isteği üzerine gazeteye yazı
    gönderenler olmuştur. Bunların bazılarını da ekler bölümüne koyduk.
    Görüleceği gibi Ahmet Mithat bazı konularda okurlardan katkı bekler
    ve gelen yazıları da yayımlamaya özen gösterir. Avni imzasıyla gelen
    yazılar katkı mahiyetindedir. Bir de “Kemana Bir Kiriş Zammı” ile başlayan
    hararetli tartışmanın parçası olan yazılar var ki bunlar da Rauf
    Yekta, Salih Zeki, Nuri Şeyda ve Mehmet Zâtî’ye aittir. Nuri Şeyda
    ve Zâtî Beyler Ahmet Mithat’ın tarafında olarak tartışmaya müdahil
    olmuşlar ve Rauf Yekta’dan aldıkları birer cevapla geri çekilmişlerdir.
    Asıl tartışma sayfalar dolusu yazılarla Salih Zeki ve Rauf Yekta ile olmuştur.
    Adı geçen yazarların öne çıkan görüşlerine bu çalışmada yer
    vermeye çalışmakla beraber tartışmaya katıldıkları ilk yazıların tam
    metnini de eklere koyduk.
    Ahmet Mithat’ın isminin, çalışmamızda kullandığımız kaynaklarda
    Ahmet Mithat, Ahmet Midhat ve Ahmed Midhat olarak farklı şekillerde
    yazıldığını gördük. Alıntı yaptığımız kaynaklardaki yazıma riayet
    etmekle beraber kendi ifadelerimizde en yaygın kullanım olan Ahmet
    Mithat’ı tercih ettik.
    Ahmet Mithat’ın herkes tarafından bilinen, kabul gören sıfatı Hâce-i
    Evvel’dir. Çalışmanın ismini baştan, Hâce-i Evvel’in Mûsikîşinaslığı
    olarak düşündük ancak Başmuharrir’in Mûsikîşinaslığı, ses uyumu
    bakımından daha estetik olduğu için bu isme karar verdik. Şüphesiz
    matbuat tarihinde çok başmuharrir var ancak henüz ilk yazılarını Tuna
    gazetesine yazarak kısa sürede yirmi dört yaşındayken aynı gazetenin
    başmuharriri olmuş ve ömrü boyunca birçok gazete çıkarmış Ahmet
    Mithat için bu isim ziyadesiyle layık görünüyor kanaatindeyiz.
    Mûsikî tarihimiz açısından çok önemli bir zaman diliminde kaleme
    alınan bu yazıların birçok edebiyatçıya ve mûsikî araştırmacısına fayda
    sağlayacağını umuyoruz.
    Çalışmam boyunca zaman zaman görüşlerine başvurduğum değerli
    arkadaşlarıma, öğrencilerime, bana destek olan tüm dostlarıma ve çalışmayı
    kendilerine ithaf ettiğim eşim ve çocuklarıma sonsuz teşekkürler
    ediyorum.

    Fazlı Arslan Kayseri 2009

  • Safiyyüddîn-i Urmevî ve Şerefiyye Risâlesi

    Safiyyüddîn-i Urmevî ve Şerefiyye Risâlesi

    Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Kültür Merkezi, Ankara 2007, 403 s.

    Safiyyuddin-i-Urmevi_b

     

    VII ÖNSÖZ

    IX Kısaltmalar

    1 GİRİŞ

    1 İncelemenin Amacı ve Önemi

    2 İncelemenin Metodu ve Sınırlandırılması

    3 Kaynakların Değerlendirilmesi

    5 XIII. Yüzyıl Mûsikî Nazariyatı Çalışmaları

    8 Şerefiyye’nin Kaynakları

    11 Şerefiyye Hakkındaki Çalışmalar

    BİRİNCİ BÖLÜM

    SAFlYYÜDDÎN ABDÜLMÜMİN EL­URMEVÎ’NİN

    HAYATI ve ESERLERİ

    15 I. HAYATI

    18 II. İLMİ KİŞİLİĞİ VE SANATKÂR YÖNÜ

    21 III. ESERLERİ

    21 A. Musikî Nazariyatı İle İlgili Eserleri

    27 B. Diğer Alanlardaki Eserleri

    İKİNCİ BÖLÜM

    ER­RİSÂLETÜ’Ş­ŞEREFİYYE’NİN TANITILMASI

    31 I. ŞEREFİYYE’NİN MUHTEVASI

    32 II. ŞEREFİYYE’NİN NÜSHALARININ TAVSİFİ

    ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

    ER­RİSÂLETÜ’Ş­ŞEREFİYYE’NİN İNCELENMESİ

    47 I. SES TEORİSİ

    47 A. Sesin Oluşumu ve Duyulması

    48 B. Nağmenin Tarifi, Tizlik ve Pestlik Sebepleri

    49 C. Hançerede, Nefesli ve Telli Sazlarda Sesin Oluşumu

    50 D. Nağmenin Özellikleri

    1. SAYILARIN BİRBİRLERİNE ORANLARI VE ARALIKLAR

    51 A. Sayılar Arasında Bulunan Oranlar

    53 B. Aralıkların İsimleri

    54 C. Aralıkların Kısımları

    55 D. Uyumlu ve Uyumsuz Aralıklar

    III. ARALIKLARIN TOPLANMASI, BÖLÜNMESİ, ÇIKARILMASI VE CİNSLERİN

    OLUŞTURULMASI

    57 A. Aralıkların Toplanması

    59 B. Aralıkların Bölünmesi

    59 C. Aralıkların Çıkarılması

    60 D. Aralıkların Dörtlü İçerisinde Tertibi ve Cinsler

    63 E. Dört Aralıkk Dörtlüler

    64 F. Cinslerin Uyumlu ve Uyumsuzları

    65 G. Beşli Cinsler

    1. BÜYÜK TABAKAİAR İÇERİSİNDE CİNSLERİN TERTİBİ

    67 A. Dörtlülerin İki Oktav İçerisinde Tertibi

    69 B. İki Oktavdaki 15 Perde

    70 C. Dörtlülerin Bir Oktav İçerisinde Cinslerdeki Aralıklar İle Tertibi

    72 D. Dörtlülerin İki Oktav İçerisinde Cinslerdeki Aralıklar İle Tertibi

    74 E. Dizilerdeki Ortak Sesler

    76 F. Telli Aletlerin ve Udun Akordu

    77 G. Ud Üzerinde 17 Perdenin Tespiti

    81 H. Tanını, Mücenneb ve Bakiyye Aralıkları

    83 I. Makam Dizileri

    88 İ. Farklı Akortlarla İcra

    90 J. Nağmelerde İntikal

    1. ÎKÂ’JLMİ

    91 A. Ikâ’Terimleri

    92 B. Usûller

    Bağlantılar  Hızlı Erişim 

    Anasayfa Hakkımızda Yayınlar Çalışmalarımız Kütüphane E­Mağaza Duyurular Mali Raporlar İletişim

    SATIN AL

    94 C. Beste Yapımı

    DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

    99 ER­RİSÂLETÜ’Ş­ŞEREFİYYE’NİN TAHKİKLİ METNİ

    BEŞİNCİ BÖLÜM

    265 ER­RİSÂLETÜ’Ş­ŞEREFİYYE’NİN TERCÜMESİ

    387 SONUÇ

    391 BİBLİYOGRAFYA

    397 Öek Varaklar

  • Müzik=Bilim+Sanat

    Müzik=Bilim+Sanat

    Ed. Fazlı Arslan-Mustafa Tahir Öztürk, Yayın Evi Yayınları, 2016. 148 s.

    muzik

    İçindekiler

    Önsöz

     

    Osmanlı-Türk Musıkisi Tarihinin Yazılması (Yazılamaması) Üstüne Ön Notlar

    Bülent AKSOY

     

    Metaforik Anlatımlarla Bezenmiş Bir Müziğin Dili Ney’i Anlatır?

    Fulya Soylu BAĞÇECİ-N. Oya LEVENDOĞLU-Cenk GÜRAY

     

    Enderûnî, Hâfız, Yüzbaşı Hüsnü Efendi

    Hakan CEVHER

     

    Son Peygamber Hz. Muhammed’in Virtüöz Torunu: Şerif Muhiddin Targan

    Bilen IŞIKTAŞ

     

    Unutulmuş Bir Besteli Mevlid, Bursalı Abdülkadir Necib Efendi’nin Mevlidi

    Bedri MERMUTLU

     

    Maximillian Stadler’in Mevlevî Melodileri, Ney Sazında -Açkı Temelli- ‘Klasik’ Söylem Özelinde Oryantalizmin ve Self Oryantalizmin Türk Mûsikîsine Yansımaları

    Ali TAN

     

    Empatik Bir Bakış Açısı Oluşturmak ve Îsâr Kavramı Bağlamında; Coğrafi Bölgeye Ait Müşterek Bir Müzik Algısı mı? Etnik Kökene Dayalı Öznel Bir Müzik Algısı mı?

    M. Safa YEPREM

  • İlim ve Fennin Reîs-i Mütefekkiri Ahmet Midhat Efendi (Editörlük-Yayına Hazırlama)

    İlim ve Fennin Reîs-i Mütefekkiri Ahmet Midhat Efendi (Editörlük-Yayına Hazırlama)

    Ed. Fazlı Arslan, Erciyes Üniversitesi Yayınları, Kayseri 2013, 540 s.

    923092_10151625262289297_1849908676_n

  • ``Tanzimat'tan Cumhuriyete Musiki Düşüncesi`` (Kitap Bölümü)

    ``Tanzimat'tan Cumhuriyete Musiki Düşüncesi`` (Kitap Bölümü)

    Tanzimat'tan Günümüze Türk Düşünürleri, (Ed. Süleyman Hayri Bolay) Nobel Akademi Yay. İstanbul 2015.

    141f05eb-94de-47a5-b294-c05d2480137b

  • ``Orta Asya Türk İslam Alimlerinin Müzik Alanındaki Öncülükleri ve Sonraki Dönemlere Tesirleri`` (Kitap Bölümü)

    ``Orta Asya Türk İslam Alimlerinin Müzik Alanındaki Öncülükleri ve Sonraki Dönemlere Tesirleri`` (Kitap Bölümü)

    Orta Asya'da İslam - Temsilden Fobiye, Ahmet Yesevi Üniversitesi Ankara-Türkistan 2012, c. II, s. 859-903.

    orta_asya

     

    İçindekiler
    Orta Asya’da İslâmî İlimlerin Ortaya Çıkışı ve Gelişimi 647 Prof. Dr. Ahmet Yıldırım

    Orta Asya’da İslâmiyet’in Yayılışı Bağlamında Türk Mitolojisi ve Sözlü Kültüründe Süreklilik ve Değişme 691 Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu

     

    Orta Asya’nın İlk Türk-İslâm Metinlerinde Kadim Gelenekten İslâmî Döneme Din Algısı: ‘Türk Tanrısı’ndan ‘Tanrı’nın Türkleri’ne  713 Doç. Dr. Serkan Şen

    II. Cilt: Türk’ün Tanrısı’ndan,Tanrı’nın Türk’üne

    IV Orta Asya’da Türkler ve İslâm Tasavvuru 737 Prof. Dr. Sönmez Kutlu

    Hoca Ahmet Yesevî’nin Türk-İslâm Anlayışındaki Yeri 773 Prof. Dr. Dosay Kencetay

    Maveraünnehir’de Mimarinin Gelişmesinde İslâm’ın Tesiri (VIII–XX Asrın Başları) 853 Dr. Mevlude Yusupova

    Orta Asya Türk-İslâm Âlimlerinin Müzik Alanındaki Öncülükleri ve
    Sonraki Dönemlere Tesirleri 859 Doç. Dr. Fazlı Arslan

    Sincan Bölgesi’nde İslâm’ın Gelişiminin Temel Özellikleri  918 Prof. Dr. Li Cinşin

    Hindistan’ın İslâmlaşmasında Orta Asya İslâmı’nın Tesiri 925 Prof. Dr. M. Hanefi Palabıyık

    İçindekiler V
    Afganistan’da İslâm’ın Gelişimi ve Hâkim Şehid El-Mervezi  981 Muhammed Âlem Hammad

    Türk Dünyasında Dinî Hayat Üzerinde Cengizli Etkisi 1037 Prof. Dr. Abdullah Gündoğdu

    Kazaklarda İslâm: Yayılma Devresi, Özellikleri ve Tesiri 1085 Prof. Dr. Svetlana Kovalskaya

    İslâm Medeniyetinin Gelişmesinde Özbek İlim Adamlarının Rolü ve Yeri 1114 Prof. Dr. Ubeydulla Uvatov

    Rus Çarlığı ve İngiltere’nin Türkistan Üzerinde Nüfuz Mücadelesi ve İslâm Faktörü 1121 Prof. Dr. Azmi Özcan
    II. Cilt: Türk’ün Tanrısı’ndan,Tanrı’nın Türk’üne

    VI

    Özbekistan’da Cinsiyet İlişkilerinin Gelişiminde İslâm’ın Rolü: Tarihten Günümüze Kadar 1161 Doç. Dr. Şehnaze Madayeva

    Orta Asya’da Şiiler: Badahşan İsmailîlerinin Doğal Nesneleri Yüceltmesi 1201 K. S. Vasiltsov

    Müslüman Batı Sibirya’nın Etno-dinî Kimliğinin Teşekkülünde Evliyalar Kültü 1262 Alexander G. Seleznev, Irina A. Selezneva

    Kazan Tatar Türklerinin Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Dönemleri’ndeki Tarihsel Önemleri ve Celal Nuri’nin Düşünceleri 1280 Yrd. Doç. Dr. York Norman